tag:blogger.com,1999:blog-154366272008-05-11T17:46:43.852+03:00bu ne bee?denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comBlogger86125tag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-84640719339107402432008-04-23T12:36:00.004+03:002008-04-23T12:51:59.380+03:00YouTube hızla büyüyorLarry Page, <a href="http://google.com.tr">Google</a>'ın kurucusu ve ürünlerden sorumlu müdürü <a href="http://www.minyanville.com/articles/GOOG-YHOO-MSFT/index/a/16799/from/yahoo">demiş ki</a>: "<a href="http://youtube.com">YouTube</a>'e her dakika 10 saatlik içerik yükleniyor." Hızlı bir hesapla:<br /><br /> * saatte 600 saat,<br /> * günde 14.400 saat,<br />* ayda 432.000 saat,<br />* yılda 5.184.000 saat.<br /><br />Bu içerik, 24 saat aralıksız yayın yapan 500 televizyon kanalının içeriğine denk geliyor.<br /><br />Yine Google'ın <a href="http://www.pcworld.com/article/id,143074-c,onlineentertainment/article.html">dediğine göre</a>, 68 milyon tekil YouTube kullanıcısı sitede her ay ortalama 54 dakika geçiriyor. Demek ki her YouTube izleyicisi, yılda ortalama 10 saat video izliyor sitede.<br /><br />Demek ki Google YouTube'den nasıl para kazanacağını bir keşfederse, rakipleri için epey zor günler başlayacak.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-77783134146848099812008-04-13T21:44:00.002+03:002008-04-13T22:03:30.246+03:00Google Zürih ofisiGoogle iyice suyunu çıkarmış işin. İnternet'te gezen "Google'da çalışmak" başlıklı powerpointlerin sadece Amerika'da Silikon Vadisi'ndeki merkezin fotoğrafları olduğunu biliyorduk. Bu hafta ortaya çıkan şu videolar ise artık işin Avrupa'ya da sıçradığını gösteriyor.<br /><br />Türkiye ofisi açılsa kimbilir nasıl olur!<br /><br /><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/imIW9PN9JiQ&hl=en"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/imIW9PN9JiQ&hl=en" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object><br /><br /><embed src="http://www.liveleak.com/e/25b_1205423046" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" scale="showall" name="index" height="370" width="450"></embed>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-52908005657362808682008-03-30T00:22:00.002+02:002008-03-30T19:28:36.225+03:00Ken LeeBulgaristan'daki Pop Idol'den geliyor bugünkü dumurumuz: Ken Lee<br /><br /><object height="355" width="425"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/_RgL2MKfWTo&hl=en"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/_RgL2MKfWTo&hl=en" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425"></embed></object><br /><br />Türkiye'deki Ajdar ile benzer yönleri olsa da, Bulgarlar çok daha medenice davranmış: Alay etmek için kötü olduğunu bile bile tekrar tekrar söyletmemişler. Hatta yarışmaya konuk olarak çıkarıp, şarkının doğrusunu öğretip söyletmişler.<br /><br /><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/cT18LZItBLA&hl=en"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/cT18LZItBLA&hl=en" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-79627097207535697262008-03-09T10:36:00.000+02:002008-03-09T11:40:28.761+02:00Tek ürün sitelerini takipSayıları 20'yi bulan <span style="font-style: italic;">günde tek ürün</span> sitelerini takip etmek gittikçe sinir bozucu bir hal aldıysa, şu iki siteyi deneyebilirsiniz:<br /><ul><li><a href="http://www.fiyattakip.com/">fiyattakip.com</a></li><li><a href="http://www.toplutakip.com/">toplutakip.com</a></li></ul>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-37672583922940137112008-03-07T10:19:00.000+02:002008-03-07T10:47:17.136+02:00Yeni çıkan günde bir ürün siteleriDaha önceki bir yazımda günde bir ürün satan siteleri sevdiğimi ve takip ettiğimi söylemiştim. Benim bildiklerime benzer yeni siteler çıkmış mı diye bakiyim dedim, bir de ne göreyim: bir sürü yeni günde tek ürüncü varmış.<br /><br />Benim yeni fark ettiklerim:<br /><ul><li><a href="http://www.justcorner.com/">justcorner.com</a></li><li><a href="http://www.gostiva.com/">gostiva.com</a></li><li><a href="http://www.endeki.com/">endeki.com</a></li><li><a href="http://www.tio.com.tr/Firsatio/Firsatio.aspx">tio.com.tr/Firsatio</a></li><li><a href="http://www.hepsibitsin.com">hepsibitsin.com</a></li><li><a href="http://www.teketek.com/?a=mono.welcome">teketek.com Tek ürün</a></li></ul>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-53226934300644689692008-02-17T16:47:00.000+02:002008-02-18T18:04:12.625+02:00Pazartesi SendromuGünde bir ürün modası, farklı şekiller alarak devam ediyor. Son olarak, sadece pazartesi günleri belirli ürünlerin ucuza satıldığı <a href="http://www.pazartesisendromu.com">pazartesisendromu.com</a> açılmış. Uzun süredir online mağazacılık yapan <a href="http://www.gedikgross.com">gedikgross</a>'un açtığı siteyi ve uyguladığı sistemi beğendim, ama henüz deneme fırsatım olamadı. Deneyen varsa yorumlarını bekliyorum.<br /><br />Belki de bu tip sitelerin maddi olarak karlı olmasını sağlayan bir sistem kurulmuş sonunda. Bundan önce günde bir ürün satan siteler hep tek başlarına bir marka olmaya çalışan ve başka bir site ile bağlantısı bulunmayan sistemlerdi. Günde tek bir üründen 20-30 tane satarak da kimsenin doğru düzgün para kazanamayacağını tahmin edersiniz.<br /><br />Pazartesi Sendromu ise, hem daha çok ürünü stokta tutmasını sağlayan, hem de ürünün elde kalması gibi bir sorunla uğraşmak zorunda olmayan bir işleyişe sahip: Gedik'te zaten satılan ürünleri, bir günlüğüne indirimle satıyor, o gün geçtikten sonra da eski fiyattan satmaya devam ediyor. Tek başına karlı bir site olmasa bile, ana siteyi tanıtarak ve yeni kullanıcılar çekerek işlevini yerine getiriyor.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-82796928164279036792007-12-27T21:29:00.000+02:002007-12-27T21:33:37.245+02:00Amerikan Noeli<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rob-sheridan.com/sketchblog/pics/xmas2007.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.rob-sheridan.com/sketchblog/pics/xmas2007.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><div style="text-align: center;"><a href="http://www.rob-sheridan.com/sketchblog/2007/12/happy-holidays.html">rob-sheridan.com</a>'a bir bakın.<br /></div>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-69027023099427762792007-12-15T20:34:00.000+02:002007-12-16T00:38:21.141+02:00Türkiye'de YouTube, Facebook'tan popüler<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVztMZqKI/AAAAAAAAAQc/mIEvevvdXuc/s1600-h/facebook-youtube-global.PNG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVztMZqKI/AAAAAAAAAQc/mIEvevvdXuc/s400/facebook-youtube-global.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144331021157247138" border="0" /></a><br />Her araştırmacı gazetecinin gündemde yazacak birşeyler olmadığında yaptığı gibi, <a href="http://www.google.com/trends">Google Trends</a> kullanarak çakma bir haber yapiyim dedim.<br /><br />Yukarıdaki resimde, 2007 yılı içinde facebook aramalarının YouTube aramalarına yaklaşamadığını görüyoruz. Hatta son zamanlarda facebook aramalarında bir gerileme bile başlamış.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVvdMZqJI/AAAAAAAAAQU/n2wop5Por18/s1600-h/facebook-youtube-turkiye.PNG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVvdMZqJI/AAAAAAAAAQU/n2wop5Por18/s400/facebook-youtube-turkiye.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144330948142803090" border="0" /></a><br />Türkiye'deki aramalara baktığımızda ise, klasik bir şekilde, birden artan aramaların Aralık içinde bariz düşüşe geçtiğini görüyoruz. You Tube şeklinde yanlış yazılan aramaları anca geçen facebook, herhalde iki üç ay sonra yine oralara inecek.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVedMZqII/AAAAAAAAAQM/EtJ17kcEbW4/s1600-h/facebook-youtube-diller.PNG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_QMj79YxS790/R2RVedMZqII/AAAAAAAAAQM/EtJ17kcEbW4/s400/facebook-youtube-diller.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144330656085026946" border="0" /></a><br />İlginç bir istatistik de global aramalarda Türklerin YouTube sevgileri ile başta geldiğini gösteriyor.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-23882093141734900702007-12-02T00:15:00.000+02:002007-12-03T00:46:45.274+02:00Doğru olduğunu hissettiğinde, sakın vazgeçmeOtobüs duraklarında yeni gördüğüm Nokia reklamında, gayet güzel bir fotoğrafta sevgilisine veya bir yakınına sarılan kız diyor ki:<br /><br /><span style="font-weight: bold; font-family: georgia; font-style: italic;font-size:130%;" ><blockquote>doğru olduğunu hissettiğinde, sakın vazgeçme</blockquote></span><br />Bir zamanlar çok büyük olup, zamanla yerini yeni markalara bırakmak zorunda kalanlar genelde çaresizlikten anlamsız ve agresif reklamlar çıkarırlar. Ama bu Nokia'nın bu hamlesi hoşuma gitti. Hiçbir zaman Nokiacı olmamış birisi olarak, yıllarca şaşırdım durdum nasıl pazarı böyle domine edebiliyor diye. Geçen ay telefon alırken, bir de Nokialara bakiyim dedim, tekrar şaşırdım kim alıyor bunları diye.<br /><br />Ama dediğim gibi, reklam güzel ve zekice. "Yıllarca Nokia kullandın vatandaş! Neyini beğenmiyorsun da diğer markalara geçiyorsun? Hem Nokia'nın menüsüne alışınca diğerleri çok zor gelir haa..." Gel gör ki, devran dönüyor, sen ne dersen de.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-82959700733271781812007-11-24T23:48:00.000+02:002007-11-25T10:46:56.300+02:00Facebook bize ilgi göstersene2007 başlarında <a href="http://googlebizelogoyapsana.wordpress.com/">Google Bize Logo Yapsana</a> diye bir oluşum ortaya çıkmıştı ve<br />epey ilgi toplamıştı. Bu oluşumun ilgi toplamasının sebebi Google sayfasında Türkiye ile ilgili bir logo görmek istememizden çok öteydi: Google'ın bize ilgi göstermesi!<br /><br />Google o zaman (ve ardından 29 Ekim'de) bu isteğimizi yerine getirmiş ve bize ilgi gösterdiğini belli etmişti. Şimdi de Türkiye'den 1.600.000 kişinin üyesi olduğu ve Türklerin her gün saatlerini harcadığı <a href="http://facebook.com/">Facebook</a>'tan bize ilgi göstermesini bekliyorum.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_QMj79YxS790/R0k2A3W0enI/AAAAAAAAAO8/2ytKFNwelxg/s1600-h/facebookdemographic.png"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_QMj79YxS790/R0k2A3W0enI/AAAAAAAAAO8/2ytKFNwelxg/s400/facebookdemographic.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136696238480325234" border="0" /></a>Türkler, Facebook kullanıcılarının arasında 5. sırada ve ilk 4 sıradakilerin hepsinin dili İngilizce olduğuna göre, Türkçe'nin Facebook'un ikinci dili olduğunu söyleyebiliriz. Benim istediğim ise, arayüzünde Türkçeleşmesinden de öte: Kültürümüze uygun özellikler eklemesi.<br /><br />Uygulamalar (applications) sayesinde isteyenlerin kendileri için yükledikleri özellikler dışında, temel Facebook özelliklerinde bir "Batılı" merkezliliği mevcut. Mesela arkadaşlarımızın nereden arkadaşımız olduğunu eklerken "okul arkadaşı", "aktivite arkadaşı" olarak eklyebiliyoruz ama "mahalleden arkadaş" olarak ekleyemiyoruz. "Akraba" olarak ekleyebiliyoruz ama "aile dostu" olarak ekleyemiyoruz.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-51610414844575187882007-09-07T16:35:00.000+03:002007-11-11T19:58:36.329+02:00Mecedes'i olan adam sabah kaçta kalkar?<div>Geçen gün, kız arkadaşımla bir gece yolculuğunun ardından İstanbul'a geldik. Sabahın 6'sı olduğu için Levent'te açık bulduğumuz bir pastanenin üst katına oturduk.</div><br /><div> </div>Gün yeni ışıyordu ve sokaklar hafif hafif canlanıyordu. Nedense yollarda ilk beliren arabalar hep lüks arabalardı. Maaşlı bir çalışanın Mercedes almasının kolay olmadığını düşündüğümüzde, sormazlar mı: "Be adam, madem Mercedes alacak kadar çok paran var, neden bu saatte ayaktasın?" diye.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-43046995545576042652007-07-21T15:25:00.000+03:002007-07-21T19:30:49.519+03:00REKLAM: Bodrum Armonia'da 2 hafta<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">Bodrum Club Armonia'da Ağustos'un ilk 2 haftasında </span><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">(4 -18 Ağustos 2007, 14 gece konaklamalı) </span><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">kiralık devremülk. 45 metrekare, teraslı üst kat, girişe yakın, sitenin en güzel manzaralı evlerinden. 1 yatak odası, 1 banyosu ve 1 Amerikan muftaklı bir oturma salonu ile 3-4 kişilik aileler için ideal bir daire. Dairede <span style="font-weight: bold;">klima</span>, <span style="font-weight: bold;">buzdolabı</span>, fırın, TV ve gerekli mutfak eşyaları bulunur.<o:p></o:p></span></p> <div style="text-align: left;"> </div> <p style="text-align: left;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><br />Club Armonia, Türkiye'nin en iyi devremülk sitelerindendir. Mavi bayraklı özel plajı, gün boyu animasyonları, üç günde bir çarşaf değişimi ve temizliği yapılan odalarıyla aynı bir tatil köyü gibidir. Sitede ayrıca <span style="font-weight: bold;">ücretsiz kablosuz İnternet</span> erişimi de var.<o:p></o:p></span></p> <div style="text-align: left;"> </div> <div style="text-align: left;"> </div> <div><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><br />İki hafta kiralık fiyatı: 1.400 YTL<o:p></o:p></span></div> <div style="text-align: left;"> </div> <div><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">Tek hafta kiralık fiyatı: 800 YTL<o:p></o:p></span></div> <div style="text-align: left;"> </div> <div><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">Satılık fiyatı: 14.000 YTL</span></div><p style="text-align: left;"><span style=";font-family:Verdana;font-size:10;" ><o:p></o:p></span></p> <div style="text-align: left;"> </div> <div style="text-align: left;"> </div><span style="font-weight: bold;font-size:85%;" ><span style="font-family:arial;">İletişim bilgileri ve fotoğraflar için:</span></span><br /><ul><li><a href="http://www.sahibinden.com/displayitem.php?a=4436435">Sahibinden.com</a></li><li><a href="http://intoko.kijiji.com.tr/c-Emlak-Devremuelk-Bodrum-Armoniada-A-ustos-ilk-2-hafta-kiral-k-W0QQAdIdZ17616596">İntoko.com</a></li><li><a href="http://www.hurriyetemlak.com/real_estate/term/advertise_detail.php?ad_id=633240">Hürriyet Emlak</a></li><li><a href="http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=559574">Milliyet Emlak</a></li></ul>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-61002688718172238612007-07-15T13:08:00.000+03:002007-07-15T14:14:52.621+03:0023 Temmuz için manşet önerileri22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde çıkabilecek oy oranları ve 23 Temmuz tarihli gazetelerin muhtemel manşetleri:<br /><br /><span style="font-weight: bold;">1. Senaryo: </span><br />AKP: % 45<br />CHP: % 45<br />Digerleri: % 10<br /><br />Cumhuriyet: Ordu Göreve!<br />Yeni Şafak: Allah Yardımcımız Olsun<br />Sabah: Yukarısı sakal, aşağısı bıyık<br />Milliyet: AB sonuçtan memnun mu?<br />Radikal: AB sonuçtan memnun degil mi?<br />Hürriyet: İkisi de bizim partimiz<br />Fotomaç: Uzatmalar, olmadi penaltılar<br />Bulvar: Litvanyalı Tanya demokrasimize hayran<br /><br /><span style="font-weight: bold;">2. Senaryo: </span><br />AKP: % 90<br />Digerleri: % 10<br /><br />Cumhuriyet: Ordu hemen, derhal, çabucak göreve!<br />Yeni Safak: Maşallah Maşallah!<br />Sabah: 12 ciltlik Kur'an Tefsiri sadece 10 kupona<br />Milliyet: AB olmadı, İslam Birliği tek seçenek<br />Radikal: İşte şimdi sıçtık!<br />Hürriyet: Hayırlısı oldu inşallah<br />Fotomaç: Şortlar diz altına inecek mi?<br />Bulvar: Kapatıyoruz!<br /><br /><span style="font-weight: bold;">3. Senaryo: </span><br />CHP: % 60<br />AKP: % 30<br />Digerleri: % 10<br /><br />Cumhuriyet: Tehlike geçti, farkında mısınız?<br />Yeni Şafak: Haydaaaa!!!<br />Sabah: Laikliğin zaferi<br />Milliyet: AB'den ses çıkmadı<br />Radikal: İyi oldu iyi<br />Fotomaç: Takımlar sırayla Anıttepe'de kampa girecek<br />Hürriyet: Yaşasın Demokrasi<br />Bulvar: Estonyalı güzel laikliğe aşık<br /><br /><span style="font-weight: bold;">4. Senaryo: </span>(Benim favorim)<br />10 Parti birden: % 9,9<br /><br />Bütün manşetler: Böyle olacağı belliydi<br />Bulvar: Norveçli Stefani kararsız kaldı<br />Fotomaç: Federasyon ligleri iptal ettidenisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-46719551659959713342007-06-11T11:05:00.000+03:002007-06-11T21:50:03.190+03:00Yer imlerini del.icio.us'a toptan eklemekİnternette çok dolaşan birisi olarak yığınla yer imim (firefox kullanmayanların anlayacağı dille favori sayfam) var. Bu yer imlerimi bir şekilde İnternet'e yükleyip insanlarla paylaşmak istiyorum ve <a href="http://www.mis.boun.edu.tr/utku/denisutku/web/fav/favorites200411.htm">siteme koyuyordum</a>. Ancak arasıra güncellemek gerektiğinde tüm işlemleri baştan yapmak gerekiyor ve sonunda <a href="http://www.mis.boun.edu.tr/utku/denisutku/web/fav/favorites200505.htm">2005'te pes ettim</a>.<br /><br />Web2.0 çılgınlığını yaşadığımız şu aylarda, artık yer imlerinizi de bir web servisine yükleyip daha kolay erişebiliyorsunuz. (Gerçi bu webi bir veritabanı olarak kullanma olayına web 3.0 deniyor ama o ayrı bir konu) Bu bahsettiğim hizmeti veren en ünlü sistem <a href="http://del.icio.us">del.icio.us</a> diye bir yer imi paylaşım sitesi. Yalnız benim gibi binlerce yer imi olan birisi için çok da kullanıcı dostu değil, çünkü her siteyi tek tek eklemek gerekiyor.<br /><br />Bu sorunu yaşayanlara, del.icio.us'a nasıl toplu site eklenir anlatayım:<br /><br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">1.</span></span> Web tarayıcınızdan yer imlerinizi alın<br />Firefox için: Yer İmleri > Yer İmlerini düzenle > Dosya > Dışa aktar > Masaüstüne kaydet<br />İnternet Explorer için: Dosya > İçe ve dışa aktar > İleri > Favorileri dışa aktar > İleri > Masaüstüne kaydet<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:130%;">2.</span> </span>del.icio.us'u açıp giriş yapın. Ayarlar (settings) sayfasını açın. Orada içe aktar (import) seçeneğini tıklayın. Masaüstüne kaydettiğiniz yer imleri dökümanını seçin ve ok deyin. "Upload" deyin ve del.icio.us sistemi o dosyadaki bağlantıları eklemeye başlasın.<br /><br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">3. </span></span>Yükleme sayfası her dakikada bir yenilenecektir. Favori sitelerinizin sayısına göre bu işlem uzun sürebilir. (Benim 1500 yer imimi 2 saatte yükledi.) Bu işlem bir kere başladıktan sonra sayfayı kapatıp başka işlerinize bakabilirsiniz.<br /><br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">4.</span></span> Yükleme bittikten sonra, tüm yer imleriniz sizin del.icio.us sayfanızda "private" yani şahsa özel şeklinde işaretlenmiş olarak görülecektir. İstediğiniz değişiklikleri yaparak statülerini değiştirebilir ve herkesin yer imlerinizi göremesini sağlayabilirsiniz.<br /><br />Bu bilgileri yazma sebebim; digg'de karşıma çıkan ve gereksiz uzatmış ve karıştırmış olmasına kızdığım <a href="http://labnol.blogspot.com/2007/06/submit-multiple-urls-to-delicious.html">şu İngilizce blog yazısı</a>dır.<br /><br /><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Ekleme:</span> <a href="http://www.bildirgec.org/yazi/del-icio-us-ipucu">Bildirgeç'te de gidip İngilizce sayfaya bağlantı verilmiş</a>. Türkçesi burada dururken...denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-69500660721710611342007-06-10T19:39:00.000+03:002007-06-10T21:49:10.540+03:00Bloğunuz için 20 kullanılabilirlik tüyosuBir web sitesi için kullanılabilirlik, bilinirlik için en önemli adımlardan biri olduğu için, şu 20 öneriye bir göz atın derim sayın blog sahipleri.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">1.</span> Bloğunuza bir konu seçin</span><br />Tutkulu ve bilgili olduğunuz bir konu seçin ve bloğunuzu yazarken bu konudan fazla uzaklaşmamaya çalışın. Belirli bir konuda yazmak sizi sınırlamaz, tam aksine daha profesyonel ve güzel yazılar yazmanızı sağlar. Bloğunuzun konusunu, kolay görülecek bir yere yazın, böylece siteye giren ziyaretçiler neyle karşı karşıya olduklarını bilsinler. Konulu iyidir...<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">2. </span>Yorum yazmayı özendirin</span><br />Yorum özelliğini aktive edin ve yorumlara cevap yazın. Bloglar kendi kendinize konuştuğunuz bir yer değil, diğer insanlarla iletişim kurduğunuz bir yer olmalıdır. Yorumlarda sizin yazılarınızı zenginleştiren eklemeler, öneriler veya hatalarınızı haber veren uayrılar olacaktır.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">3.</span> Üyeliği basitleştirin</span><br />Turuncu bir RSS düğmesiyle olsun, Feedburner kullanarak olsun, mail ile üyelik imkanı olsun,... Yeter ki sizin bloğunuzu beğenen ve izlemek isteyen insanlara bir üyelik imkanı verin. Topluluk çok önemli!<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">4. </span>"Hakkımda" sayfası olsun</span><br />Blog kişisel bir meseledir. Okuyucular, bu içeriği kimin oluşturduğunu bilmek ister. Nerelisiniz, ne iş yaparsınız, eğitiminiz nedir, tecrübeniz nedir? Bu tip soruların yanıtlarını veren bir sayfa, blog okurları ile daha samimi ve şeffaf bir ilişkiyi mümkün kılar. Anonim yazıları çoğu kişi sevmez.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">5.</span> Fikirlerinizi görselleştirin</span><br />İnsanlar uzun, kesintisiz yazıları okumayı pek sevmezler. Yazıya ara sıra ara vererek görseller kullanabilirsiniz. Bilinen blogların çoğu bol resimli bloglardır.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">6.</span> Yazıyı kısa ve öz tutun</span><br />İyi bir blog yazısı 1-2 paragraf olur. Eğer uzun olacaksa (bunun gibi), küçük parçalara bölerek yayımlamayı düşünebilirsiniz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">7. </span>Uzun yazılarda altbaşlıklar kullanın</span><br />Eğer parçalamak istemediğiniz bir yazı yazıyorsanız (bunun gibi), alt başlıklar kullanmanız iyi olur. Ya da "devamı..." şeklinde bir bağlantı ile hiç değilse ana sayfadaki kalabalığı engelleyebilirsiniz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">8.</span> Yığınla bağlantı kullanın</span><br />Web bir siteler yumağıdır. Bunun bir parçası olmak için bağlantılar vermeli ve bağlantılar almalısınız. Yazılarınızda ne kadar çok dış bağlantı (link) kullanırsanız, bloğunuzu o kadar çok site sahibi görür çünkü herkes kendisine gelen bağlantılardan hoşlanır ve onları takip eder. Ayrıca Google da bağlantısı bol siteleri sever. PageRank'i yüksek bir siteye bağlantı veren sitenin PageRank'i de yüksek olur.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">9.</span> Başlıklar açıklayıcı olsun</span><br />Zekice kelime oyunlarını herkes sever, ama Google'da çıkmıyorsa o kadar da zekice değillerdir. İnsanlar genelde bloğunuzu Google'da bir arama yaparken veya bir RSS kaynağında görerek keşfederler. Bu keşif, genelde sadece bir cümleye bağlıdır: yazının başlığı. Eğer açıklayıcı başlıklar yazmıyorsanız, fark edilmeniz çok zor.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">10.</span> Konulara göre arşiv tutun</span><br />İnsanlar "acaba şu gün ne yazmış?" demezler, "acaba şu konuda ne yazmış?" derler. Artık blogları sanal günlük olarak gören kimse kalmadığına göre, içerik düzeni konu odaklı olmalıdır. Site içi aramanın olması da önemli.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">11.</span> Her yazının altına ilgili yazıları ekleyin</span><br />Çoğu kişi bloğunuza bir Google araması sonucu gelir ve ana sayfadan ziyade bir yazının kendi sayfasına gelme ihtimali yüksektir. Yazınızı bulup sonuna kadar okuyan ziyaretçilere, ilgilenebilecekleri diğer yazılarınızı da göstermek çok akıllıca bir pazarlama yöntemidir.<br /><span style="font-size:180%;"><br /></span><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">12.</span> İletişim bilgilerinizi verin</span><br />"Hakkımda" sayfasının yanısıra, iletişim sayfası da çok önemlidir. Bazı kişilerin, yazdıklarınız ile doğrudan alakası olmayan, yani yorumlar kısmına yazılamayacak bir diyecekleri olabilir. Bir telefon, veya en azından bir mail adresi vermeniz belki de yeni işler, yeni teklifler almanızı sağlayacaktır.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">13.</span> Gerçek görüşünüzü belirtin</span><br />Bloglar kişisel şeylerdir ve okuyucular bu yönünü severler. Eğer gereçek bir insan olduğunuz arasıra belli etmezseniz, bloğunuz da samimiyetini ve inandırıcılığını kaybeder.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">14.</span> Gelecek işvereniniz için yazın</span><br />Henüz Türkiye'de duymasak da, dünyada pek çok kişi yazdığı bloglar yüzünden işinden oluyor. Bunun sebebi bloğunda işverenini rahatsız eden veya şirket politikalarına aykırı yazılar yazmak. Sırf şu anki işvereniniz değil, gelecekteki tüm işeverenlerinizin de bloğunuzu okuma ihtimalini düşünerek, akıllıca yazın.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">15. </span>En çok okunanlar kısmı yapın</span><br />Çok ilgi çeken ve insanların mutlaka okumaları gerektiğini düşündüğünüz yazılarınızın arşivlerde kaybolup gitmesine izin vermeyin. Çok okunanlar veya popüler yazılar köşesi, çoğu okurun işini kolaylaştıracak ve bloğunuza değer katacaktır. Bu tip listeleri yapan bir <a href="http://www.lesterchan.net/wordpress/readme/wp-postviews.html">WordPress eklentisi</a> var, ama elle yapmak da çok zor olmasa gerek.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">16.</span> İçindekiler sayfası yapın</span><br />Hem okuyucuların ziyaret başına gezdikleri sayfa sayısını arttırmak, hem de kendiniz için bir "neler yazmışım?" kaynakçası oluşturmak iyi olur. (Site haritası demiyorum bunun adına, çünkü sitenin neredeyse tamamı postlardan oluşuyor.)<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">17.</span> Kendi alan adınızı alın</span><br />Eğer profesyonel bir blog yazarı olmak istiyorsanız, bloğunuzu bir marka olarak düşünmeli ve buna göre davranmalısınız. Hizmet sağlayıcının bir alt alan adı olarak yayınlanan blogların adreslerinin daha zor hatırlandığı bir gerçek. (bunebe.blogspot.com yerine bune.com ne kadar daha akılda kalıcı değil mi?)<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">18.</span> Son yazdıklarım bölümü olsun</span><br />Bloğunuzun tüm sayfalarında, son yazdığınız 5 veya 10 yazının baplantısı olsun. Zaten çoğu blog yazılımı bunu versayılmış ayar olarak kabul ediyor, ama yine de hatırlatmakta fayda var.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">19.</span> Yorum yapanları ödüllendirin</span><br />Zaman ayırıp bloğunuzdaki bir yazıya yorum yapanları ödüllendirmenin güzel bir yolu, son yorumlar bölümü yaratmak. Bunu yapan eklentiler var, bulunca adreslerini vereceğim.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">20.</span> Sık sık yazı koyun</span><br />Bloğunuzun ziyaretçiler tarafından sık ziyaret edilmesini istiyorsanız, siz de sık yazı koymalısınız. Türkiye'de komün bloglar dışında günde birden çok yazı koyan blog yok, ama yine de haftada 3-4 yazı koymak bloğunuzun epey faal olduğunu gösterecektir. Yine de sırf yazmış olmak için yazmayın. Boş konuşmalar okuyucu kaybettirir.<br /><br />Bu yazıdaki başlıklar <span style="font-weight: bold;"><a href="http://www.idratherbewriting.com/">I’d Rather Be Writing</a></span> bloğundaki <a href="http://www.idratherbewriting.com/2007/04/09/twenty-usability-tips-for-your-blog-%e2%80%94-condensed-from-dozens-of-bloggers-experiences/">bir yazıdan</a> alınmıştır.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-21094926648997268702007-05-30T09:49:00.000+03:002007-05-31T09:53:07.941+03:00Koyun muhabbeti<a href="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/Rl5wHRA81HI/AAAAAAAAACI/BdJ_lF1_1xw/s1600-h/koyunmuhabbeti.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5070613500594541682" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/Rl5wHRA81HI/AAAAAAAAACI/BdJ_lF1_1xw/s400/koyunmuhabbeti.jpg" border="0" /></a>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-46307273505189719302007-04-23T22:23:00.000+03:002007-05-31T23:07:20.589+03:00Günde bir ürün modası<p>"<a href="http://bunebe.blogspot.com/2007/04/bir-sanal-al-veri-maceras.html">Bir sanal alışveriş macerası</a>" yazımda da dediğim gibi, günde bir ürün satan siteleri takip etmeyi seviyorum. Başka takip etmek isteyeneler olursa diye bir liste de yaptım:<br /></p><ul><li><a href="http://www.indragandi.com/">indragandi.com</a></li><li><a href="http://www.bendeistiyorum.com/">bendeistiyorum.com</a></li><li><a href="http://www.bunualiyorum.com/">bunualiyorum.com</a> güncelleme: site çalışmıyor</li><li><a href="http://www.herseykampanya.com/">herseykampanya.com</a></li><li><a href="http://www.buguneozel.com/">buguneozel.com</a></li><li><a href="http://www.kachmaz.com/">kachmaz.com</a></li><li><a href="http://www.bitirisi.com/">bitirisi.com</a> güncelleme: site açılmamış</li><li><a href="http://www.hergunbirurun.com/">hergunbirurun.com</a> güncelleme: site kapanmış</li><li><a href="http://www.kuerila.com/">kuerila.com</a> (her saat bir ürün)</li></ul><span style="font-style: italic;">yenileri açıldıkça ve haberim oldukça, listeyi güncelleyeceğim</span>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-55556867138973767992007-04-22T18:45:00.000+03:002007-04-23T19:44:53.365+03:00CSS'in 5 nimetiBu ne be bloğunda ara sıra yazdığım <a href="http://bunebe.blogspot.com/search/label/CSS">CSS ile ilgili yazılar</a>, şu soruya maruz bıraktı beni: "CSS ne?" CSS'in ne olduğu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/CSS">Vikipedi'de yazıyor</a>. Ben CSS kullanmanın faydaları nedir, ondan kısaca bahsedeyim:<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">1.</span> Tasarım ve içerik birbirinden ayrılıyor:</span> Tablolar kullanılarak yapılan sayfalarda, tek bir HTML kod vardır ve tüm içerik ve sayfa tasarımı bu kod ile belirlenir. Halbuki, CSS kullanılarak bu HTML'in içindeki tasarımı belirleyen kod ayrılabilir. Bu ayrılan kısım yine sayfanın içinde ama ayrı bir bölüme de konabilir, .css dosyası olarak ayrıca da kaydedilebilir. Örneğin sayfanın bir kısmı "başlık" olarak adlandırılırsa, "başlık" olarak tanımlanan yerleri şöyle göster, böyle şekillendir demek yeterlidir .css dosyasında.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">2.</span> Site daha hızlı yüklenir, daha kolay yönetilir</span>: Bir CSS dosyası yaratıldıktan sonra pek çok sayfa onu kullanabilir. Genelde bir sitenin menüsü CSS ile biçimlendirilir, ve tüm sayfalarda sadece ilgili CSS dosyasına bağlantı verilir. Menüde birşeyler değişecekse, sadece CSS dosyasının güncellenmesi ile sitedeki tüm sayfalarda menü güncellenmiş olur. Bir kere siteye giren bir ziyaretçi, sitenin CSS dosyasını yükledikten sonra, yeni sayfalara geçtikçe çok daha hızlı yüklenir sayfalar, çünkü yeni sayfalar için sadece içerik yüklenir, biçimlendirme zaten yüklenmiştir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">3.</span> Site tüm tarayıcılar ile uyumlu hale gelir:</span> Eskiden çoğu kullanıcı İnternet Explorer kullanıdığı için, Microsoft kafasına göre değişiklikler yaparak W3C'nin standartlarını saptırmıştı. Ancak <a href="http://getfirefox.com">Firefox</a> ve <a href="http://www.opera.com">Opera</a> gibi standartlara saygılı tarayıcıların hızlı yükselişi, sitelerin farklı kişilerce farklı görülmesine sebep oldu. CSS sayesinde, ziyaretçilerin hangi tarayıcıyı kullandığını algılayıp ona göre ufak farklılıklarla suna biliyorsunuz siteyi.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">4. </span>Arama motorları siteyi daha iyi görür:</span> İçerik ve tasarım birbirinden ayrıldığı için, eskiden kodun içindeki tasarımı görmezden gelerek okumaya çalışan arama motorları (böcekler), artık temizlenen HTML içinde çok daha net olarak içeriği gördükleri için, daha iyi değerlendirebilir siteyi. Bu da aramalarda daha yukarıda çıkmak olarak düşünülebilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">5.</span> Farklı ortamlar için farklı sunumlar oluşturulabilir:</span> Artık sadece bilgisayarlar değil, cep telefonları da İnternet'e giriyor, PDA'ler de. Onlar için farklı, daha uyumlu bir tasarım hazırlanabilir. Ya da yazıcılar için; birisi siteyi basmak istediğinde, ayrı bir .css dosyası kullanılarak, baskı için daha uygun bir tasarım belirlenebilir.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-6505583566792096672007-04-16T15:32:00.000+03:002007-04-22T17:02:19.570+03:00Türkiye'de yazılım sektörü“Proje ve Değişim Yönetimi” dersimde, Türkiye'nin önemli yazılım şirketlerinden olan <a href="http://www.minerva.com.tr/">Minerva</a>'nın genel müdürü Zeki Bey gelip konuk konuşmacı oldu.<br /><br />Sektörde yıllarca yıllık tecrübesi olan Zeki Bey, Türkiye'de 2006'da yazılım sektörünün cirosunun en iyi tahminle 1 milyon dolar olduğunu söyledi. (<span style="font-style: italic;">Bir ay sonra katıldığım bir seminerde de Türkiye Bilişim Vakfı başkanı IT cirosunun 6 milyon dolar olduğunu, bunun en fazla %15'inin yazılım olduğunu söyleyerek çok yakın bir tahmin yaptı.</span>)<br /><br /><blockquote>Herkes "şunu biz yaparız", "biz onu daha iyi yaparız" diyor, ama bir icraat yok. İhalelerde öyle bir ihale dosyası hazırlanıyor ki, hazırlayan da, ihaleye girenler de orada yazanların hepsinin yapılmayacağını biliyor. Kim diğerini ikna ederse, onun dediği oluyor. Daha önce hiç benzer işler yapmamış ufak şirketler, çok büyük risk alıyor, sonuçta dandik işler çıkıyor.<br /></blockquote><br /><blockquote>Şirketler, kendi durumlarına bakmadan, sırf piyasada herkeste var diye yazılım istiyor. Bilmedikleri için öyle şeyler istiyorlar ki; hem uçsun hem yüzsün, hem de koşsun istiyorlar... Yok böyle bişey! Biz teknolojiyi üreten değil, tüketen bir millet olduğumuz için, teknolojinin sınırlarını bilmiyoruz. </blockquote><br /><br /><blockquote>Bir de marka yaratmayı hiç anlamadık biz. Sadece isim koymak değil marka yaratmak, çok zor bir iş. Bir kere bir yazılımı paket olarak satmaya başladığınız anda, üzerinde yapacağınız en ufak değişiklik bile sorun oluyor. Eğer dikkat etmez, iyi yönetemezseniz bu olayı, bir sürü farklı yazılım olur müşteride.<br /></blockquote><br />Konuşmasının genelinde de insan kaynağı sorunundan bahsetti Zeki Bey. Türkiye'de doğru düzgün yazılımcı yetiştirilmediğini, genelde piyasadaki yazılımcıların başka başka üniversite eğitimlerine sahip olduğunu anlattı. Mesela java biliyorum diyen bir adamın ne kadar bildiğini anlamanın çok zor olduğu örneğini verdi. O yüzden adam alırken, bilgisayar bilgisi değil, bilgisayar ve programlama temeline önem veriliyormuş. Daha sonra eğitimlerle ve tecrübeyle şirket içinde yetiştiriliyormuş. En büyük sorun da, bu yetişen adamların yurtdışında çok iyi maaş veren şirketlerce kapılmasıymış.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-31110086522658966752007-04-12T00:47:00.000+03:002007-04-23T20:01:52.405+03:00Bir sanal alış-veriş macerasıBirkaç haftadır <a href="http://indragandi.com/">indragandi</a>’yi takip ediyorum. (Her gün bir ürünü ucuza satan bir site.) Geçen gün bir açtım, annemin beğendiği ve benim de ona hediye olarak almayı düşündüğüm, Samsung cep telefonu 90 YTL (piyasada 110-130) Telefon şu an önümde, yarın da kargoya veriyorum. Bu alış-verişte 3 şirket/ürün/hizmet hakkındaki gözlemlerim:<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:130%;">indragandi </span><span style="color: rgb(255, 204, 0);font-size:130%;" >★★★★</span></span><br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >+</span> Kayıt olayı kolay ve basit. Gereksiz şeyler sormuyor.<br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">+</span></span> Ödeme olayı da kolay. Onay çabuk geliyor.<br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">+</span></span> Sitenin blogragandi diye bir bloğu var, diğer insanların ürünle ilgili görüşlerini, piyasa fiyatını falan okuyabiliyorsunuz. (Burada, sitenin kullanıcı tabanının kaliteli olması da önemli)<br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">-</span></span> Kargo sanki biraz gecikti. Sonuçta bir günde sadece bir ürün var, daha hızlı olabilirdi.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:130%;">UPS </span><span style="color: rgb(255, 204, 0);font-size:130%;" >★★</span><span style="font-size:130%;"> </span></span><br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">-</span></span> Site göçmüş ya da hata veriyor. (Tesadüfen, aynı sorun iki gün sonra Vatan bilgisayardan kargo beklerken de karşıma çıktı)<br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">+</span></span> Olabildiğince hızlı, ama zaten şehir içi olduğu için çok değerli değil.<br /><br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >Samsung <span style="color: rgb(255, 204, 0);">★★★★★</span></span><span style="color: rgb(255, 204, 0);font-size:130%;" > </span><br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >+</span> Adamlar yapmış. Telefon çok hoşuma gitti. Kamera yok, bluetooht yok, zart zurt yok...<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >+</span> Ufak, şık, hafif, sağlam(mış), şarjı da epey iyi gidiyor.<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >+</span> Yazılım güzel, diğer bazı cep telefonları gibi insanı sinir etmiyor, her şeyi ayarlanabiliyor.<br /><br />(<span style="font-style: italic;">Mansiyon</span>)<span style="font-weight: bold;"> <span style="font-size:130%;">Teknosa </span><span style="color: rgb(255, 204, 0);font-size:130%;" >★★</span></span><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:130%;">-</span> </span>Cep telefonu reyonu çok feci. Maketler dandik (tabi bu teknosa’nın suçu değildir), gerçek modeller ise cam bir reyonda, sanki müzelik.<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-</span> Güvenlik konusundaki tutumları saçma geliyor bana. Ufacık telefona taktıkları o güvenlik kilidi ağırlığı ve kullanımı etkiliyor. Çalınacağından o kadar eminlerse RFID taksınlar tanesi 20-30 kuruş.<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-</span> Fiyatlar piyasanın çok üstünde. (Şimdiye kadar, teknosa’da kampanya ürünleri dışında uygun fiyatlı bir ürüne rastlamadım.)<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-</span> Personel ilgisiz, ve sanırım bilgisiz. (Bu zaten blog ortamlarında çokça dile getirilen bir sorun.)<br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >+</span> Hakkını yemeyelim, hiç yoktan iyi. Sonuçta İnternetten alacağım telefonu, gidip orada inceledim.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-72289474569557773952007-04-02T21:23:00.000+03:002007-04-04T00:25:30.196+03:00Yemek, kola ve sıcak yerMetroda yanımda oturan bir teyze, diğer yanımda oturan bir çiftle konuşuyordu:<br />- Bu hafta biraz rahatsızdım gitmedim işe.<br /><span style="color: rgb(102, 102, 102);">+ Aa, evde mi yattın?</span><br />- Yook, programa gittim, şu sabah programları oluyor ya...<br /><span style="color: rgb(102, 102, 102);">+ Hangisine Seda Sayan'a mı?</span><br />- Yook, şeyin... Şu Avrupa Yakasında oynayan var ya, ?...<br />+ A Şesu'nunki!<br />- Yook o değil... şeyin...<br /><span style="color: rgb(102, 102, 102);">+ E nasıldı?</span><br />- İyi yaa, çok güzel. Yemeğimizi verdiler, kolamızı verdiler, sıcak yer. İki günlüğü 30 milyon, evde oturacağıma...<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Soru:</span> Trajikomik bu olayda, yazar bize ne anlatmak istemiş olabilir?<br /><span style="font-weight: bold;">C<sub>1</sub>:</span> Gözü kör olasıca parasızlık, insanlara hasta olduklarında bile rahat vermiyor.<br /><span style="font-weight: bold;">C<sub>2</sub>:</span> Gözü kör olasıca parasızlık, insanları, ismini bile bilmedikleri kişilerin dandik programlarına gitmek zorunda bırakabiliyor.<br /><span style="font-weight: bold;">C<sub>3</sub>:</span> Gözü kör olasıca parasızlık, insanları sıcak bir yer, bir yemek ve bir kolaya talim ettirebiliyor.<br /><span style="font-weight: bold;">C<sub>n</sub>:</span> Gözü kör olasıca parasızlık...denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-51763514237315056582007-03-30T22:13:00.000+03:002007-04-03T19:36:45.094+03:00Sarıyer'in dağlarına bahar geldi<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/Rg64xhsH7rI/AAAAAAAAABU/ec16yFRdt9U/s1600-h/263875.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_QMj79YxS790/Rg64xhsH7rI/AAAAAAAAABU/ec16yFRdt9U/s400/263875.jpg" alt="kaynak: NTVMSNBC" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5048175393325444786" border="0" /></a><br />Günlük ev-okul-ev seyahatlerimde yaşadığımı hissettiren şeyler oluyor son bir iki gündür. Bizim Acarlar sitesinin içinde bile onlarcası duran, toplamda 300 küsür olan kaçak saray yavruları (embriyoları) yıkılıyor. Ben Koç Üniversitesi'ne girdiğimde bile terk edilmiş gibi duran bu inşaatlar, benden 3 yıl önce Koç'a giren ablam geldiğinde de aynıymış. Ablam doktorasını bitirmek üzere olduğuna göre, en az 10 yıldır o inşaatlar öyle durdu. Hem de tam boğazı gören Sarıyer sırtlarında, eski orman, şu an ağaçlık bölgede. Yıllarca bu çirkinliğin yanından geçtim, ama hiç alışamadım, yadırgadım. Bir akşam bizim evin oralarda ordu gibi zabıta ve çingene toplandığını gördüm. Dozerler inşaatın kafasına kafasına vuruyor, eskiciler yıkılan binalardan ne çıkarabilirlerse çıkarıp arabalara atıyordu. Ohh, bahar geldi dedim, kim ne derse desin. (<a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/404299.asp">NTVMSNBC haberi</a>)<br /><br /><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">Ek: </span>Yağmacı dedikleri kişilerin, belediyeden ihale alarak bu işi yaptıklarını öğrendim.</span>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-81186753277563687222007-03-24T23:47:00.000+02:002007-03-25T00:29:40.561+02:00Marissa Mayer ile Google hakkında<a href="http://alan.blog-city.com/">Alan Williamson</a>, Google'ın arama müdürü <a href="http://www.google.com/corporate/execs.html#marissa">Marissa Mayer</a> ile yaptığı bir söyleşiden aklında kalanları kendi bloğunda <a href="http://alan.blog-city.com/an_evening_with_googles_marissa_mayer.htm">yazmış</a>. Ben de çevirdim, buyurun:<br /><br /><ol><li>Google ana sayfasının o kadar çıplak olmasının sebebi, kurucuların HTML bilmemeleri ve hızlı bir arayüz istemeleriymiş.</li><li>Giriş sayfasının seyrek oluşu yüzünden, ilk kullanıcı testlerinde denekler sadece oturup ekrana bakmış. "<span style="font-style: italic;">N'oluyor?</span>" diye sorulduğunda da <em>"Devamını bekliyoruz"</em> diyorlarmış. Bu sorunu çözmek için, sayfanın altına telif hakları mesajını koymuşlar.</li><li>Arama konusundaki en büyük sıçramalardan birisi, yazım denetimini tanıtmalarıymış. Bu özellik trafiği hemen iki katına çıkartmış.</li><li>Meşhur "Kendimi şanslı hissediyorum" düğmesi neredeyse hiç kullanılmıyormuş. Yine de, denemelerde bu düğmenin kaldırılmasının Google tecrübesini zayıflattığı saptanmış.</li><li>Orkut Brezilya'da çok popüler. Orkut, kendisine bu konuda epey özgürlük tanınan çok zeki bir Google mühendisinin eseri. Bu özgürlük yüzünden standart Google arayüzüne bile sahip değil. (<span style="font-style: italic;">Çevirmenin notu:</span> Orkut'u geliştiren mühendisin Orkut isminde bir Türk olduğu söylenir.)<br /></li><li>Google ufak-ve-sık değişiklikler yapar. Değişiklikler önce deneyden habersiz bir kullanıcı grubunda denenir ve nasıl tepki verdikleri incelenir.</li><li>Google, dünyadaki en geniş çevirmen apına sahiptir.</li><li>%20 ve %5 kurallarını kullanırlar. Eğer insanların en az %20'si bir özelliği kullanıyorsa, o özellik eklenir. İnsanların en az %5'i bir arama özelliğini kullanmalıdır ki, "gelişmiş özellikler" kısmına bu özellik eklensin.</li><li>Kullanıcı testlerinde görmüşler ki, kullanıcıların çok az genel kullanıcı profiline uyuyor. Bu yüzden sürekli labler düzenleyerek insanların nasıl arama yaptıklarını gözlemliyorlar.</li><li>'Google' adı bir kazaymış. Kurucular aslında '<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Googol">Googol</a>' dediklerini zannediyorlarmış.<br /></li><li>Gmail, halka açılmadan önce 2 yıl boyunca şirket içinde kullanılmış. 6 tip email kullanıcısının olduğunu tespit etmişler, ve Gmail bu 6 tipe de hitap edecek şekilde tasarlanmış.</li><li>Geri dönüşleri aktif olarak dinliyorlarmış. Google2a atılan bir e-posta karadeliğe atılmış bigi olmazmış.</li><li>Çalışanlar zamanlarının %20'sini kendi projelerinde çalışarak geçirmeleri için teşvik edilirlermiş. Google News, Orkut gibi hizmetler hep bu çalışma modeli sayesinde ortaya çıkmış.</li><li>Bir arama sonucu sayfasını 500ms'de hazırlayıp sunmayı hedefliyorlarmış.</li><li>Alıntı: <em>Kullanıcılara bir şeyi istedikleri anda verin</em></li><li>Alıntı: <em>Duyarlılığı entegre edin<br /></em></li></ol><br />Bu yazı, "<a href="http://digg.com/tech_news/Google_s_Founders_didn_t_know_HTML">Google kurucuları HTML bilmiyormuş</a>" başlığıyla digg'de ana sayfaya çıktı.denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-89391555985502299582007-03-24T17:12:00.000+02:002007-03-24T17:46:18.861+02:00Zengin olmayışınızın 10 sebebiÇoğu insan, milyoner olmamasının sebebinin az kazanmak olduğunu düşünür. Aslında milyoner olmak için ne kadar kazandığınızın çok önemi yoktur, önemli olan günlük hayatınızda paraya nasıl davrandığınızdır.<br /><span style="font-weight: bold;"><br /><span style="font-size:130%;">Şu an zengin olmayışınızın muhtemel 10 sebebi:<br /><br /></span></span><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">1.</span> Çevrenizin ne düşündüğünü umursuyorsunuz:</span> Eğer çevrenizdekilerle yarışıyorsanız ve zor kazanılan paranızı onlara gösteriş için harcıyorsanız, servetinizi artıramazsınız.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">2.</span> Sabırlı değilsiniz:</span> Kredi kartları çıkana kadar, sahip olduğunuzdan fazlasını harcayamıyordunuz. Eğer bir şeyi almak için nakit paranız olmasını bekleyemediğiniz için kredi kartı borcunuz varsa, zengin olmak yerine başkalarını zengin ediyorsunuz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">3.</span> Kötü alışkanlıklarınız var:</span> İster sigara olsun, ister alkol, ister kumar. Kötü alışkanlıklar, zenginlik yolunda çok yavaşlatır. Çoğu insan, kötü alışkanlıkların bedelinin sadece harcanan para olduğunu düşünür ama doğru değildir. Sigara içerek, evinizin ve arabanızın değerini de düşürürsünüz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">4. </span>Hedefleriniz yok:</span> Eğer ne istediğinizi düşünmeye vakit ayırmadıysanız, servet biriktirmeniz biraz zor. Eğer hedefler koymadıysanız, onlara ulaşmanız pek mümkün değildir. Yapmanız gereken, "Milyoner olmak istiyorum." demekten daha fazlasıdır. Bir plan yapmalı ve yıllarca buna yatırım yapmalısınız.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">5.</span> Hazır değilsiniz:</span> Bazen iyi insanların başına kötü şeyler gelir. Eğer sigorta yaptırıp hazırlanmadıysanız, servetinizin büyük bir kısmı ufak bir olayda yok olabilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">6.</span> Hızlı para yapmaya çalışıyorsunuz:</span> Çoğumuz için servet hemen oluşmaz. Piyango kazanan kişilerin de sıradan insanlar olduğunu düşünebilirsiniz, ama kafanıza yıldırım düşme ihtimali, piyango kazanma ihtimalinizden daha fazladır. Hızlı zengin olmak için yaptıklarınız, sizin servetinizin artmasını engelliyor olabilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">7. </span>Paranızı yönetmeleri için başkalarına güveniyorsunuz:</span> Başkalarının para yönetimi hakkında daha çok şey bildiğine inanıyorsunuz ve yatırım kararlarınızı sadece onlara sorarak yapıyorunuz. Maalesef, çoğu kişi kendisi para kazanmak ister ve birinci amaçları budur. Diğer insanların yatırım önerilerini dinleyin, ama kendi kararınızı kendiniz verecek kadar bilgi sahibi olun.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">8. </span>Anlamadığınız konularda yatırım yapıyorsunuz:</span> Birisinin bir yatırımda çok iyi para kazandığını duyuyorsunuz ve siz de atlıyorsunuz. Eğer birisi bir yatırımda iyi para kazandıysa, bunun sebebi muhtemelen o kişinin o yatırım aracını iyi tanıyor olmasıdır. Sırf başkaları kazanıyor diye bir yatırıma girmek, size para kaybettirebilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">9.</span> Finansal olarak korkuyorsunuz: </span>Riskten o kadar çok korkuyorsunuz ki, tün paranızı bankada vadeli hesapta tutuyorsunuz. Enflasyonu da kattığınızda, muhtemelen zarardasınız.<br /><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:180%;">10.</span> Yatırımlarınızı ihmal ediyorsunuz:</span> Eğer yeterince iyi kazanıyorsanız, yatırımlarınızın kendiliğinden düzene gireceğine inanıyorsunuz. Eğer borcunuz varsa, bir şekilde ödeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Halbuki, zengin olmak planlama gerektirir. Çoğu kişi için öyle sihirli bir yol yoktur.<br /><br /><span style="font-style: italic;"><br />Jeffrey Strain'in <a href="http://www.thestreet.com/">TheStreet.com</a>'daki makalesinin Türkçe çevirisi.</span>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15436627.post-67157554054173728992007-03-02T20:06:00.000+02:002007-03-03T20:13:51.709+02:00Kalori kandırmacısı<span><span style="font-size:100%;"></span></span><span style="font-family: Arial;"><p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><strong>Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler</strong> hedefte <strong>Türk delikanlılarının</strong> ve genelde de <strong>Türk milletinin</strong></span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"> devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş</span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"> <strong>şuurlu bir düzmecedir</strong>. </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;">Gaye, eskiden <strong>bir koyunu, bir oturuşta götüren</strong> dev gibi babayiğit atalarımızı ve <strong>tarlada doğum yaptıktan</strong> sonra bebeğini kundaklayıp, </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><strong>elde orak</strong> tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, <strong>hapşırınca yatağa giren</strong>, fitness ve aerobik yapan <strong>çıtkırıldım</strong> tiplere dönüştürmek ve büyük </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><strong>Türk ırkını</strong>, Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.</span></span></p></span><span style="font-family: Arial;"> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><br /><span style="font-size:100%;">İcabı halinde <strong>240 kiloluk top mermisini</strong> tek başına namluya süren bir <strong>babayiğidin</strong>, kalori hesaplayan, </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><strong>yoğurtlu kebabı</strong> reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi? </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><span> </span> <br /><strong>İç yağının</strong>, kuyruk yağının, anamızın tereyağının kolestrol yaptığı palavradır. </span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><span style="font-size:100%;"><strong>Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur. <br /></strong>Sakın bu oyuna düşmeyin.</span></span></p></span><span style="font-family: Arial;"> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span><br /><span style="font-size:100%;">Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz <br />olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, <strong>sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan</strong> bir hale getirmişlerdir.</span></span></p></span> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span style="font-family: Arial;"><span><span style="font-size:100%;">Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb.<br />Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize <strong>hanzo-kıro</strong> gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir. </span></span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span style="font-family: Arial;"><span><span style="font-size:100%;"><span> </span><br />Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, </span></span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span style="font-family: Arial;"><span><span style="font-size:100%;">wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara<br />eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın <span> </span>kanmayın, sakın yemeyin. <strong>Helal değildir!</strong></span></span></span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span> </span></p> <p class="EC_MsoNormal" align="center"><span style="font-family: Arial;"><span><span style="font-size:100%;">Unutmayın su uyur, düşman uyumaz! <br /></span></span></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-family: Arial; font-style: italic;"><span><span style="font-size:100%;">Şişli'deki bir dürümcünün reklam broşüründen... </span></span></span><br /></div><p class="EC_MsoNormal" align="center"><span style="font-family: Arial;"></span></p>denisutkuhttp://www.blogger.com/profile/15441365411191856039noreply@blogger.com