Google Reader'da "sort by magic"


En sevdiğim Google ürünlerinden birisi olan Google Reader'daki bir değişiklik beni benden aldı. Takip ettiğiniz tüm beslemeleri bir araya toplayan Reader'da eskiden yazıları sadece tarihine göre sıralayabiliyordunuz. Yeni çıkan sıralama kriteri ise: sihir. Sihirli bir şekilde, en çok ilginizi çekeceğini düşündüğü yazıları en üstte gösteriyor.

Kapanan dükkanların kepenklerinde reklam

McDonald's, 24 saat açık olan dükkanlarının reklamlarını, 24 saat açık olmayan dükkanların kepenklerinde yapıyor. Dışarıdan bakanlar, sanki orası McDonald'smış da açıkmış gibi görüyor, girmeye çalıştığında da onun bir reklam olduğunu anlıyor.



Bu reklam, bence çok yaratıcı çünkü eskiden reklam alınmayan bir yeri reklam mecrası haline getirmiş oluyor.

via: adsoftheworld.com

Çelik köprüler, tahta köprüler

İngiltere'de, daha Endüstri Devrimi'nin yeni yeni başladığı senelerde, ilk defa çelikten bir köprü yapılmış. Bu köprünün mimarisi, aynı tahta köprülerinki gibiymiş çünkü o zamana kadar hep tahta köprüler yapılıyormuş. İlerleyen yıllarda, çeliğin yapısının tahta gibi olmadığı anlaşılmış ve o ilk yapılan köprünün yarısı kadar çelik kullanılarak da sağlam köprüler yapılabildiğini görmüşler. (Bu köprü hikayesi Chris Anderson'un "Free" kitabındaki bir sürü hikayeden biridir.)

Bu kısa hikayeden çıkan sonuç; bazı yapısal elementler değiştiğinde, eski iş yapış şekillerinin hala bizi kısıtlıyor olduğunu unutmamalıyız!

Çöp torbasıyla reklam yapmak

Adrian Kondratowicz adlı bir sanatçı, şehirlerin güzelleştirilmesine ve doğa bilincine vurgu yapmak için, 2008 yılında New york sokaklarında bir yerleştirme (biz sanat camiasının deyişiyle "installation") yapmış. Cart renkli, puntolu çöp torbaları, dükkanların önüne konulmuş.





Bu resimlerdeki çöp torbaları sanat olsun diye kullanılmış ama düşününce, çok güzel reklam olur bundan. Her dükkan, kendi alışveriş poşetini yaptırdığı gibi, kendi çöp torbasını da özel yaptırsa, çok dikkat çekici ve akılda kalıcı bir reklam kampanyası yapabilir. Hem de çok ucuza.

Alakasız bilgi: Çok ucuz dedik ama, “A Whole New Mind” (Yepyeni Bir Zihin) kitabında yazdığına göre; Amerika'nın çöpe harcadığı para, dünyadaki 90 ülkenin "tüm" harcamalarından daha büyükmüş.

Halis mulis web tasarım



CeBit 2009'un otoparkından bir manzara.

Web tasarım 350 lira, Rize balı 70 lira. Her eve lazım!

via: Web sitesi olmayan Emre Fırıncıoğlu

İstanbul trafiğinde motor yerine tank

Motor aliyim diyorum, herkes "çok tehlikeli" diyor. O zaman bundan alacağım, çok hoşuma gitti:


Last fm ayda sadece 3 liraya

Last.fm paralı olduğunda, abone olmayı pek düşünmemiştim ama bugün bir bakiyim dedim kaç liraymış diye. Lira olarak muhtemelen 3 TL. Böyle düşünmemin sebebi, para birimi dolar seçince aylık 3 dolar, Euro seçince 3 Euro, Paund seçince 3 Paund istemesi. Demek ki seçeneklerde TL olsa, 3 lira olacak aylığı.


Fazla mesai ekonomiye zarar veriyor

Geçen gün aklıma geldi: Fazla mesaiye kalanlar ekonomiye zarar veriyor. Kendi istekleriyle fazla mesaiye kalanlar veya emrinde çalışanları fazla mesaiye kalmaya zorlayanlar, Türkiye'nin gelişmesini ve refahın artmasını engelliyorlar.

Bir kişi haftanın 2 günü, 2-3 saat mesaiye kalsa, normal mesaisinin yani aldığı maaşın karşılığının %10 fazlasını yapmış oluyor. Bu da demek oluyor ki bu davranışı sergileyen 10 kişi, bir işsizin ekmeğine mani oluyor.

Olayın diğer boyutu da, %10 fazla çalışan insanlar, arkadaşlarına ve ailelerine %10 daha az zaman ayırıyor, %10 daha az sosyalleşiyor. Hatta 2 saat fazla çalıştıkları için bütün akşam bir program yapmıyor ve o gün sosyalleşmiyor, kazandığı paranın ekonomiye katılmasına izin vermiyor.