Tek kullanımlık şifre zorunlu olacakmış


Bankamın gönderdiği emaile göre, 1 Ocak 2010'dan itibaren internet şubesine girişte tek kullanımlık şifre zorunlu olacakmış.

Ben nefret ederim o şifrematik anahtarlıklarından falan. Ayrıca her seferinde cep telefonuma mesaj gelmesini falan da bekleyemem. Sanırım Turkcell mobil imzaya geçmek zorunda kalacağım.

Kaliteli banner reklam

Geçen gün bir sitede gördüğüm şu reklam beni dumur etti:


Webmasterlar Dikkat!
Artık sitenizde kaliteli reklamlar dönsün istemez misiniz?

Bir reklam ağı, Google reklam ağını kullanarak kendi sistemlerini reklamını yapıyor, tamam gayet normal. Ama "daha kaliteli reklamlar dönsün" mesajı vermeye çalıştıkları bannerlar, Google ağında gördüğüm en kalitesiz bannerlar arasında.

Maocu Obama: Obamao


Obama'nın Çin ziyaretinde ABD-Çin ilişkilerinin yeni bir döneme girdiği söylenmiş ve Çinliler Obama'yı Mao'ya benzeterek Obamao konseptini yaratmışlar. Benim favorim Warhol tarzı, pembe fonlu Obamao posteri.

McDonald's Türkleri işe almıyormuş


McDonald's restoranlarının İsveç'te yayınladıkları bir iş ilanı.

Büyük yazılan kısım: Türkleri, Yunanları, Lehleri, Hintlileri, Etiyopyalıları, Viyetnamlıları, Çinlileri veya Peruluları işe almıyoruz.

Altta ufak yazan kısım: İsveçlileri, Korelileri, veya Norveçlileri de. Biz bireyleri işe alıyoruz. Soyadınızın ne olduğu önemli değil. falan falan...

İlginç olan, olaya Türkleri işe almıyoruz diye girmesi. Demek ki İsveç'te te en sevilen ve takdir edilen milletlerden biri olmayı başarmışız oradaki temsilcilerimiz sayesinde.

Google Reader'da "sort by magic"


En sevdiğim Google ürünlerinden birisi olan Google Reader'daki bir değişiklik beni benden aldı. Takip ettiğiniz tüm beslemeleri bir araya toplayan Reader'da eskiden yazıları sadece tarihine göre sıralayabiliyordunuz. Yeni çıkan sıralama kriteri ise: sihir. Sihirli bir şekilde, en çok ilginizi çekeceğini düşündüğü yazıları en üstte gösteriyor.

Kapanan dükkanların kepenklerinde reklam

McDonald's, 24 saat açık olan dükkanlarının reklamlarını, 24 saat açık olmayan dükkanların kepenklerinde yapıyor. Dışarıdan bakanlar, sanki orası McDonald'smış da açıkmış gibi görüyor, girmeye çalıştığında da onun bir reklam olduğunu anlıyor.



Bu reklam, bence çok yaratıcı çünkü eskiden reklam alınmayan bir yeri reklam mecrası haline getirmiş oluyor.

via: adsoftheworld.com

Çelik köprüler, tahta köprüler

İngiltere'de, daha Endüstri Devrimi'nin yeni yeni başladığı senelerde, ilk defa çelikten bir köprü yapılmış. Bu köprünün mimarisi, aynı tahta köprülerinki gibiymiş çünkü o zamana kadar hep tahta köprüler yapılıyormuş. İlerleyen yıllarda, çeliğin yapısının tahta gibi olmadığı anlaşılmış ve o ilk yapılan köprünün yarısı kadar çelik kullanılarak da sağlam köprüler yapılabildiğini görmüşler. (Bu köprü hikayesi Chris Anderson'un "Free" kitabındaki bir sürü hikayeden biridir.)

Bu kısa hikayeden çıkan sonuç; bazı yapısal elementler değiştiğinde, eski iş yapış şekillerinin hala bizi kısıtlıyor olduğunu unutmamalıyız!

Çöp torbasıyla reklam yapmak

Adrian Kondratowicz adlı bir sanatçı, şehirlerin güzelleştirilmesine ve doğa bilincine vurgu yapmak için, 2008 yılında New york sokaklarında bir yerleştirme (biz sanat camiasının deyişiyle "installation") yapmış. Cart renkli, puntolu çöp torbaları, dükkanların önüne konulmuş.





Bu resimlerdeki çöp torbaları sanat olsun diye kullanılmış ama düşününce, çok güzel reklam olur bundan. Her dükkan, kendi alışveriş poşetini yaptırdığı gibi, kendi çöp torbasını da özel yaptırsa, çok dikkat çekici ve akılda kalıcı bir reklam kampanyası yapabilir. Hem de çok ucuza.

Alakasız bilgi: Çok ucuz dedik ama, “A Whole New Mind” (Yepyeni Bir Zihin) kitabında yazdığına göre; Amerika'nın çöpe harcadığı para, dünyadaki 90 ülkenin "tüm" harcamalarından daha büyükmüş.