ben bugün bunu gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben bugün bunu gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Abdestlik

Bir eğitim için gittiğimiz ofiste, tuvalet kabininde bizi bekleyen sürpriz: abdestlik.
Hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm. Belki abdestlik değildir, o zaman daha da ilginç olur tabi tuvalet kabininde klozetin yanındaki bu şey. Ecnebilerde "bide" denen bir şey var, ama onun musluğu böyle yukarıda olmuyor.

Muhabbet Kart ve Mustafa Sandal

Sabah minibüsle işe gelirken, Maslak civarında bir panoda Muhabbet Kart reklamı gördüm. Bir de Mustafa Sandal vardı reklamda ama sadece bakıyordu, öyle soğuk espiriler falan yapmıyordu. Kampanyayı ya da mesajı hatırlamıyorum çünkü 2000'lerin başından kalmış gibi duran o pano dumur etmişti beni.

Muhabbet Kart neydi, ne işe yarardı unutmuşum. Hatta Google'da aradım ama hangi operatörün kartı olduğunu bile bulamadım. Çok eski ve kötü bir web siteleri var ve o da "zararlı yazılım" uyarısı veriyor. Mustafa Sandal zaten unutulup gitmiş biri. Hangi zihniyet hala reklamlarda onu kullanır anlayamadım.

Eve dönerken yine bakacağım, acaba doğru mu görmüşüm diye.

İthal diye kaliteli olması mı lazım?

Kadın: Bunlar ne kadar?
Kasiyer: 2.50
Kadın: Pahalıymış.
Kasiyer: İthal onlar, onun için.
Kadın: Deniyim bakalım.

Kadın: (aldığı ufak çikolatayı açıp ısırdıktan sonra) İthal olduğuna emin misiniz? Pek birşeye benzemiyor.
Kasiyer: ???

Alternatif son
Kasiyer: Hanımefendi ben güzel olduğu için pahalı demedim, ithal olduğu için pahalı dedim.

"Gaza" yaz gönder, dumur ol

Her akşam olduğu gibi "Var mısın Yok musun?" izliyorduk. Amerikalıların hayranlıkla karşıladıkları, program devam ederken altta sürekli reklam gösterme teknolojisi sayesinde bir mesaj çıktı aşağıda:
"Gaza yaz 3999'a gönder".
Bunu okuyunca sandım ki Gazze'deki insanlık dramı için bağış toplanıyor (Gazze'nin adı aslında Gaza'dır ya), aferin dedim içimden.

Sonra mesajın devamı geldi ekrana:
"Basa gaza aşkım melodisi cebinize gelsin".
Allah belanızı versin dedim ben de. Bundan sonra ne Turkcell, ne Show TV, ne de Acun Ilıcalı bana sosyal sorumluluk demesin.

Benzin sırası beklemeyin

Cem Yılmaz hangi sitelere giriyor?

Cem Yılmaz sponsorunun CeBit'teki standına konuk olmuş. Hangi şirkete reklam yapsa, "markanın önüne geçti" dediğimiz Cem Yılmaz, Türk Telekom'un yani devletin çok önünde olduğunu da şöyle belli etmiş: 

...İnternet'te en çok girdiği sitelerin sorulması üzerine, “En çok erişimi engellenen sitelere giriyorum” dedi.  YouTube gibi sitelerin yasaklanmasına tepki gösteren Yılmaz, “Çok utanç verici. İnternet'te yasağı asla anlamıyorum” diye konuştu...

Blograzzi'de günün blogu

Normalde çok okuyucusu olmayan ve birgün bir şekilde digg, reddit gibi sitelerinin ana sayfasına çıkınca ziyaretçi akınına uğrayan siteler yazar sayfalarına: "Wellcome diggers!" diye. İşte ben de günün blogu olarak ana sayfasına çıktığım Blograzzi okurlarına "Hoş geldiniz!" diyorum.

Gördünüz mü ne kadar kolaymış?

Nedense en güzel reklamlar, kar amacı gütmeyen organizasyonlar için yapılıyor. Hani insanlar ticari şeylerden hoşlanmaz ya, demek ki yaratıcı ekipler de daha çok satmaya çalışan şirketlerin işlerini yaparken o kadar yaratıcı olmak istemiyorlar diye düşünüyorum.

Mesela adsoftheworld.com'da gördüğüm, Güney Afrika'daki "gördünüz mü ne kadar kolaymış"mesajını veren, aç sokak çocuklarını besleme projesi ne güzel olmuş:

İsveçli çocukların derdi ebeveynleri

Teknoloji haberleri okurken karşıma çıkan bir habere göre, İsveçli çocuklar ailelerinin İnternet'teki aktivitelerinden endişe duyuyormuş. İlk başta gerçek bir dumur haberi gibi gelse de, teknolojide ve refah seviyesinde belli limitleri çoktan aşan, nüfusunun %80'i İnternet kullanıcısı olup milli geliri de kişi başına 35.000 dolar olan ülkeden bu tip şımarıklık haberleri gelmesi normal aslında.

Intel bile Vista'ya geçmiyor

NewYork Times'ın teknoloji köşesinde ilginç bir başlık vardı: Et Tu, Intel? (Sen de mi Intel?)

Microsoft'un en yakın iş ortaklarından olan Intel, 80.000 çalışanı için Vista'ya geçip geçilmeyeceğini belirlemek için uzun toplantılar yapmış ve sonunda "geçmek için bir sebep olmadığına" karar vermiş.

Google Zürih ofisi

Google iyice suyunu çıkarmış işin. İnternet'te gezen "Google'da çalışmak" başlıklı powerpointlerin sadece Amerika'da Silikon Vadisi'ndeki merkezin fotoğrafları olduğunu biliyorduk. Bu hafta ortaya çıkan şu videolar ise artık işin Avrupa'ya da sıçradığını gösteriyor.

Türkiye ofisi açılsa kimbilir nasıl olur!



Mecedes'i olan adam sabah kaçta kalkar?

Geçen gün, kız arkadaşımla bir gece yolculuğunun ardından İstanbul'a geldik. Sabahın 6'sı olduğu için Levent'te açık bulduğumuz bir pastanenin üst katına oturduk.

Gün yeni ışıyordu ve sokaklar hafif hafif canlanıyordu. Nedense yollarda ilk beliren arabalar hep lüks arabalardı. Maaşlı bir çalışanın Mercedes almasının kolay olmadığını düşündüğümüzde, sormazlar mı: "Be adam, madem Mercedes alacak kadar çok paran var, neden bu saatte ayaktasın?" diye.

Yemek, kola ve sıcak yer

Metroda yanımda oturan bir teyze, diğer yanımda oturan bir çiftle konuşuyordu:
- Bu hafta biraz rahatsızdım gitmedim işe.
+ Aa, evde mi yattın?
- Yook, programa gittim, şu sabah programları oluyor ya...
+ Hangisine Seda Sayan'a mı?
- Yook, şeyin... Şu Avrupa Yakasında oynayan var ya, ?...
+ A Şesu'nunki!
- Yook o değil... şeyin...
+ E nasıldı?
- İyi yaa, çok güzel. Yemeğimizi verdiler, kolamızı verdiler, sıcak yer. İki günlüğü 30 milyon, evde oturacağıma...

Soru: Trajikomik bu olayda, yazar bize ne anlatmak istemiş olabilir?
C1: Gözü kör olasıca parasızlık, insanlara hasta olduklarında bile rahat vermiyor.
C2: Gözü kör olasıca parasızlık, insanları, ismini bile bilmedikleri kişilerin dandik programlarına gitmek zorunda bırakabiliyor.
C3: Gözü kör olasıca parasızlık, insanları sıcak bir yer, bir yemek ve bir kolaya talim ettirebiliyor.
Cn: Gözü kör olasıca parasızlık...

Son günlerde en çok okunan yazılar

 

bu ne be? Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger