Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Google'ın Google Earth'ü satın alma hikayesi

Bir gün Sergey Brin İnternet'te gezerken Keyhole diye bir yazılım görmüş, beğenmiş, almış. Sonra Eric Schmidt'in ofisine dalıp "Bir şirket aldık" demiş. Eric de CEO'su olduğu şirketin satın aldığı bu şirketi ilk defa o anda Sergey'den duymuş. "Peki ne kadar ödedik?" demiş, sadece birkaç milyon dolara aldıklarını öğrenmiş. O aldıkları yazılım şimdi Google Earth.

Bu hikaye, 2009'daki bir basın toplantısında anlatılmış. (via The Wall Street Journal - Top 10: The Quotable Eric Schmidt)

Google ve Microsoft sanki yer değiştirdi

Dünya tersine döndü: Microsoft arama motoruyla, Google ofis yazılımı ve işletim sistemiyle yılın en iyileri seçildi.

Silikon Vadisi'nin önemli sitelerinden olan TechCrunch, her sene Crunchies adıyla ödül veriyor o seneki yazılım ve girişimlere. Bu seneki de sektörde epey ilgi çekmiş ve yüzbinlerce kişinin verdiği oylarla kazananlar (Crunchies 2009) bir ödül gecesinde açıklanmış.

Google'ın yeni çıkarttığı işletim sistemi Chrome OS yılın en iyi teknolojik gelişmesi; Google'ın ofis yazılımı Google Docs yılın en iyi iş yazılımı seçilerek Microsoft'un iki temel iş alanınıdaki projeleriyle ödül almış oldu.

Microsoft da yeni arama motoru bing'le en iyi yeni ürün ödülünü alarak Google'ın ana iş alanı olan arama konusunda geliştirdiği bir yazılımla ödül almış oldu.

İnsanların hayat kalitesini arttırmak

Dünyanın en çok kullanılan haritaları maps.google.com üzerinden sunuyor. Bu haritaların çoğu başka kaynaklardan satın alınıp sisteme entegre ediliyor. Hazır haritası bulunmayan yerleri ise, İnternet kullanıcılarının kendileri map maker isimli online bir program sayesinde haritalayabiliyor.

Harita konusunda en büyük eksikliği Latin Amerika'da hisseden Google Maps ekibi, bu bölgenin haritalanması için bir yarışma organize etmişler.

Yarışmanın sonucuna göre, bazı bölgelerin haritalarında %1000 artış olmuş. Bireysel kategoride birinci olan Daniel Mugaburu, ABD'de yaşayan Perulu bir adam. Saatlerini harcayıp online bir harita yaratmaya yardımcı olma motivasyonu bence çok sarsıcı: "Beni motive eden şey insanların yolları, hastaneleri bulmasına yardımcı olmak ve onların hayat kalitelerini arttırmak." Çok basit, ama çok doğru. Bilgisayar başında oturarak insanların hayat kalitelerini arttırmak ne kadar büyük bir tatmin!

Google DNS ile artık hiç bir site yasaklı değil

İnternet'i daha bağımsız, daha açık yapmak adına güzel bir gelişme yaşandı: Google DNS halka açıldı.

Open DNS gibi çalışan ve her siteye ulaşmayı mümkün kılan bu yeni DNS (Domain Name System) sayesinde, bilgisayarlarınızda ufak bir değişiklik yaparak, YouTube gibi Türkiye'den erişimi resmi olarak kapalı olan sitelere ulaşım da mümkün oluyor.

Bilgisayarınızdaki DNS ayarlarının nasıl değiştirilebileceğini şu aşağıdaki resim adım adım, gayet güzel anlatıyor: (kaynak: olympos.org)

Google Reader'da "sort by magic"


En sevdiğim Google ürünlerinden birisi olan Google Reader'daki bir değişiklik beni benden aldı. Takip ettiğiniz tüm beslemeleri bir araya toplayan Reader'da eskiden yazıları sadece tarihine göre sıralayabiliyordunuz. Yeni çıkan sıralama kriteri ise: sihir. Sihirli bir şekilde, en çok ilginizi çekeceğini düşündüğü yazıları en üstte gösteriyor.

Google İşletim Sistemi: Chrome

Google bilişim dünyasında önemli bir şirket olarak ortaya çıktığından beri merak edilen soru cevabını buldu: Google İşletim Sistemi diye bir şey olacak ve adı Chrome OS. (bkz:
Official Google Blog: Introducing the Google Chrome OS)

Chrome OS aslında sadece küçük dizüstü bilgisayarlar (netbooklar) için düşünülmüş, işletim sistemini aradan çıkararak doğrudan herşeyi internet üzerinden halletmeyi hedefleyen bir yazılım olacak gibi duruyor. Yine de etkili bilişim bloglarından TechCruch, "Google Microsoft'a kromdan yapılmış nükleer bomba attı" diyor ve Google'ın cep telefonlarında Android, küçük laptoplarda Chrome OS ile gelecekte işletim sistemi pazarında çok ciddi bir ağırlığa ulaşacağını söylüyor.

Google, Digg'i almaya çalışıyor(du)

Doğru mudur bilmem ama o kadar yazılıp çizildiğine göre gerçek payı vardır: Google, ünlü sosyal paylaşım sitesi Digg'i 200 milyon dolara almak istiyormuş. Bir Digg kullanıcısı olarak kesinlikle çok isterim görüşmelerin olumlu sonuçlanmasını.

Komplo teorileri kuranların aksine, ben kesinlikle Digg'in böyle bir satın almadan kötü etkilenmeyeceğini, hatta çok daha iyi bir yere geleceğini düşünüyorum. Bir kere Amerikan tarzı yürütülen sitenin Google felsefesi altında özellikle bizim gibi ana dili İngilizce dışında bir dil olan veya Amerika dışında yaşayan İnternet kullanıcıları için çok daha güzel bir yer haline geleceğini düşünüyorum.

Bu arada Google aramalarında Digg tarzı bir yaklaşım olacağı söylentilerine de inanmıyorum.


Güncelleme: Satın alma gerçekleşirse daha ayrıntılı bir yazı yazmayı da düşünüyorum ama malesef görüşmelerin kesildiğini öğrendik. Yani Google Digg'i almadı.

YouTube hızla büyüyor

Larry Page, Google'ın kurucusu ve ürünlerden sorumlu müdürü demiş ki: "YouTube'e her dakika 10 saatlik içerik yükleniyor." Hızlı bir hesapla:

* saatte 600 saat,
* günde 14.400 saat,
* ayda 432.000 saat,
* yılda 5.184.000 saat.

Bu içerik, 24 saat aralıksız yayın yapan 500 televizyon kanalının içeriğine denk geliyor.

Yine Google'ın dediğine göre, 68 milyon tekil YouTube kullanıcısı sitede her ay ortalama 54 dakika geçiriyor. Demek ki her YouTube izleyicisi, yılda ortalama 10 saat video izliyor sitede.

Demek ki Google YouTube'den nasıl para kazanacağını bir keşfederse, rakipleri için epey zor günler başlayacak.

Google Zürih ofisi

Google iyice suyunu çıkarmış işin. İnternet'te gezen "Google'da çalışmak" başlıklı powerpointlerin sadece Amerika'da Silikon Vadisi'ndeki merkezin fotoğrafları olduğunu biliyorduk. Bu hafta ortaya çıkan şu videolar ise artık işin Avrupa'ya da sıçradığını gösteriyor.

Türkiye ofisi açılsa kimbilir nasıl olur!



Facebook bize ilgi göstersene

2007 başlarında Google Bize Logo Yapsana diye bir oluşum ortaya çıkmıştı ve
epey ilgi toplamıştı. Bu oluşumun ilgi toplamasının sebebi Google sayfasında Türkiye ile ilgili bir logo görmek istememizden çok öteydi: Google'ın bize ilgi göstermesi!

Google o zaman (ve ardından 29 Ekim'de) bu isteğimizi yerine getirmiş ve bize ilgi gösterdiğini belli etmişti. Şimdi de Türkiye'den 1.600.000 kişinin üyesi olduğu ve Türklerin her gün saatlerini harcadığı Facebook'tan bize ilgi göstermesini bekliyorum.

Türkler, Facebook kullanıcılarının arasında 5. sırada ve ilk 4 sıradakilerin hepsinin dili İngilizce olduğuna göre, Türkçe'nin Facebook'un ikinci dili olduğunu söyleyebiliriz. Benim istediğim ise, arayüzünde Türkçeleşmesinden de öte: Kültürümüze uygun özellikler eklemesi.

Uygulamalar (applications) sayesinde isteyenlerin kendileri için yükledikleri özellikler dışında, temel Facebook özelliklerinde bir "Batılı" merkezliliği mevcut. Mesela arkadaşlarımızın nereden arkadaşımız olduğunu eklerken "okul arkadaşı", "aktivite arkadaşı" olarak eklyebiliyoruz ama "mahalleden arkadaş" olarak ekleyemiyoruz. "Akraba" olarak ekleyebiliyoruz ama "aile dostu" olarak ekleyemiyoruz.

Marissa Mayer ile Google hakkında

Alan Williamson, Google'ın arama müdürü Marissa Mayer ile yaptığı bir söyleşiden aklında kalanları kendi bloğunda yazmış. Ben de çevirdim, buyurun:

  1. Google ana sayfasının o kadar çıplak olmasının sebebi, kurucuların HTML bilmemeleri ve hızlı bir arayüz istemeleriymiş.
  2. Giriş sayfasının seyrek oluşu yüzünden, ilk kullanıcı testlerinde denekler sadece oturup ekrana bakmış. "N'oluyor?" diye sorulduğunda da "Devamını bekliyoruz" diyorlarmış. Bu sorunu çözmek için, sayfanın altına telif hakları mesajını koymuşlar.
  3. Arama konusundaki en büyük sıçramalardan birisi, yazım denetimini tanıtmalarıymış. Bu özellik trafiği hemen iki katına çıkartmış.
  4. Meşhur "Kendimi şanslı hissediyorum" düğmesi neredeyse hiç kullanılmıyormuş. Yine de, denemelerde bu düğmenin kaldırılmasının Google tecrübesini zayıflattığı saptanmış.
  5. Orkut Brezilya'da çok popüler. Orkut, kendisine bu konuda epey özgürlük tanınan çok zeki bir Google mühendisinin eseri. Bu özgürlük yüzünden standart Google arayüzüne bile sahip değil. (Çevirmenin notu: Orkut'u geliştiren mühendisin Orkut isminde bir Türk olduğu söylenir.)
  6. Google ufak-ve-sık değişiklikler yapar. Değişiklikler önce deneyden habersiz bir kullanıcı grubunda denenir ve nasıl tepki verdikleri incelenir.
  7. Google, dünyadaki en geniş çevirmen apına sahiptir.
  8. %20 ve %5 kurallarını kullanırlar. Eğer insanların en az %20'si bir özelliği kullanıyorsa, o özellik eklenir. İnsanların en az %5'i bir arama özelliğini kullanmalıdır ki, "gelişmiş özellikler" kısmına bu özellik eklensin.
  9. Kullanıcı testlerinde görmüşler ki, kullanıcıların çok az genel kullanıcı profiline uyuyor. Bu yüzden sürekli labler düzenleyerek insanların nasıl arama yaptıklarını gözlemliyorlar.
  10. 'Google' adı bir kazaymış. Kurucular aslında 'Googol' dediklerini zannediyorlarmış.
  11. Gmail, halka açılmadan önce 2 yıl boyunca şirket içinde kullanılmış. 6 tip email kullanıcısının olduğunu tespit etmişler, ve Gmail bu 6 tipe de hitap edecek şekilde tasarlanmış.
  12. Geri dönüşleri aktif olarak dinliyorlarmış. Google2a atılan bir e-posta karadeliğe atılmış bigi olmazmış.
  13. Çalışanlar zamanlarının %20'sini kendi projelerinde çalışarak geçirmeleri için teşvik edilirlermiş. Google News, Orkut gibi hizmetler hep bu çalışma modeli sayesinde ortaya çıkmış.
  14. Bir arama sonucu sayfasını 500ms'de hazırlayıp sunmayı hedefliyorlarmış.
  15. Alıntı: Kullanıcılara bir şeyi istedikleri anda verin
  16. Alıntı: Duyarlılığı entegre edin

Bu yazı, "Google kurucuları HTML bilmiyormuş" başlığıyla digg'de ana sayfaya çıktı.

Son günlerde en çok okunan yazılar

 

bu ne be? Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger