İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İKEA İnternet Yazmayı Bilmiyor

En sevdiğim markalardan biri İKEA. Çoktandır işim düşmüyor ama basit, sade, kullanışlı mobilyalarını ve iyi düşünülmüş ev eşyalarını seviyorum.

Maalesef ajanslarını seçerken, işi teslim ettikleri kişileri işinin ehli zannetme hatasına düşmüşler. Türkiye'de iş yapmaya çalışan Avrupalı şirketlerde bazen böyle yanlışlar oluyor; "ajans olduklarına göre, yıllardır bu işleri yaptığına göre uzmandır demek ki" diye düşünüyor Avrupalılar. O işte para varmış diye bilmedikleri işleri yapan, kendi yaptığı işe saygı duymayan insanların yıllarca bu ülkede sorunsuzca iş yapabildiğinden haberdar değiller.

İnternet'e özel indirim yapmış (güzel) ama ilanlarda İnternet'i yanlış yazmış.

Hem ilgi alanım, hem de profesyonel işim olduğu için İnternet konusunda hassasım. İnternet, büyük harfle yazılır diye bir yazım vardı. Çünkü İnternet tektir, özel isimdir ve Türkçede özel isimler büyük harfle yazılır. Burada o hataya düşmemişler, düşememişler çünkü ilanda kullanıldığı iki yerin ikisinde de cümle başına denk gelmiş. Cümle içinde kullansalar küçük kullanırlardı. (Sitelerine girip baktım, cümle içinde bazen küçük bazen büyük yazmışlar. Tutarsızlık da marka imajını çok düşür ama o konulara girmeyeyim)

Özel isim olduğu için, İnternet kelimesinin sonuna gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmak zorundadır. Eğer kocaman panolarda, binlerce insana göstereceğin bir ilan hazırlıyorsanız, bunu bilen birine yaptırsaydınız keşke. (Yanlış anlaşılmasın; Teknokrasi olarak offline reklam yapmıyoruz, yaratıcı ajans hizmeti vermiyoruz.)


Hepsiburada televizyon reklamı

Hepsiburada.com güzel reklam filmi yapmış. Tanıdık, bildik bir müzik (nostaljik "Boşvermişim Dünyaya" müziği), yaklaşan kış sezonuna özel mesaj... Reklamın hedeflerinden biri de bol ürün göstermekmiş sanırım ve en güzel şekilde bol ürün göstermişler.


Ben kişisel olarak, Teoman'ın şarkısındaki bar filozofunun "çok kadın hiç kadındır" lafındaki gibi "reklamda çok ürün hiç üründür" mantığındayım, çünkü çok ürün gösterince insanların ilgisinin dağıldığına ve normalde ilgi duyacakları bir ürünü bile aradan yakalama ihtimallerinin düşük olduğuna inanıyorum. Tabi kontrollü deney yapıp ölçmeden asla bilemeyeceğiz bu yöntemin gerçekten işe yarayıp yaramadığını. 2011 hem Türkiye'de İnternet için iyi bir yıl oldu, hem de İnternet sitelerinin geleneksel mecralarda (online olmayan yani benim deyişimle offline mecralarda) da kendilerini göstererek büyük reklamverenler arasına girdikleri bir yıl oldu. Her ne kadar televizyon izlemesem de, Markafoni, Zizigo, Limango, Morhipo'dan sonra Hepsiburada'nın da bir ay içinde televizyon reklamlarına girmesi çok hoşuma gitti bir İnternetçi olarak.

Craigslist genel merkezi

Dünyanın en büyük sitelerinden birisi olan craigslist.org'da sadece 32 kişi çalışıyormuş. sahibinden.com'da 170 kişi çalışıyor ve craigslist'in sadece 10'da biri kadar trafiğe sahip.

Günde 8 milyondan fazla tekil ziyaretçisi olan sitenin genel merkezi de şu yanda gördüğünüz bina:

Kendisinden kat kat küçük web sitelerinin plazaları varken, craigslist gibi bir Amerikan şirketinin bu kadar mütevazi olması çok ilginç değil mi?

İnekler İnternet'te

"Türkiye'de online alışveriş yok, insanlar İnternet'i kullanmıyor" diyenlere tokat gibi cevap: sahibinden.com, inek ilanlarıyla doldu!

Aslında eskiden de çok inek ilanı vardı ve İnternet'i sadece İstanbul'dakiler kullanıyor zannedenler bundan bihaberdi. Şimdi bir sürü gazetede bu haber çıktığı için, ilan sayısının da işlem sayısının da iyice artacağını tahmin ediyorum.

Acaba hazır boştayken kurbana5.com'u alsam mı?

Bill Gates internete inanmıyor

Prestijli TED konuşmalarında geçtiğimiz ay Bill Gates konuşmuş. Gates, Microsoft kurucusu olarak değil, kendisi ve eşi adına kurduğu vakıf adına oradaymış. Konuşmayı izlemenizi tavsiye ederim. (Türkçe altyazılı versiyonu da var.)

Benim takıldığım nokta şu oldu: Gates konuşmanın bir bölümünde öğretmenlerin iyi ders anlatmasının nasıl fark yarattığından bahsederken diyor ki "çok iyi anlatılan derslerin kayıtları alınabilir ve internete konulabilir. Hatta İnternet'e herkesin erişimi olmadığı için..." Dünyanın en zengin adamını bu kadar heyecanlı ve idealist konuşurken görünce dedim ki tamam geliyor "İnternet'i herkesin erişebileceği hale getirmeliyiz" diyecek.

Gel gör ki Bill Gates şöyle devam etti: "vidyoları DVD'lere koyabiliriz ve DVD oynatıcısı olan herkes bunu izleyebilir". Tamam çok iyi, çok hayırsever bir adam ama İnternet'e inanmaması ve hala donanım kafasında olması beni dumur ediyor.

Cem Yılmaz hangi sitelere giriyor?

Cem Yılmaz sponsorunun CeBit'teki standına konuk olmuş. Hangi şirkete reklam yapsa, "markanın önüne geçti" dediğimiz Cem Yılmaz, Türk Telekom'un yani devletin çok önünde olduğunu da şöyle belli etmiş: 

...İnternet'te en çok girdiği sitelerin sorulması üzerine, “En çok erişimi engellenen sitelere giriyorum” dedi.  YouTube gibi sitelerin yasaklanmasına tepki gösteren Yılmaz, “Çok utanç verici. İnternet'te yasağı asla anlamıyorum” diye konuştu...

Google, Digg'i almaya çalışıyor(du)

Doğru mudur bilmem ama o kadar yazılıp çizildiğine göre gerçek payı vardır: Google, ünlü sosyal paylaşım sitesi Digg'i 200 milyon dolara almak istiyormuş. Bir Digg kullanıcısı olarak kesinlikle çok isterim görüşmelerin olumlu sonuçlanmasını.

Komplo teorileri kuranların aksine, ben kesinlikle Digg'in böyle bir satın almadan kötü etkilenmeyeceğini, hatta çok daha iyi bir yere geleceğini düşünüyorum. Bir kere Amerikan tarzı yürütülen sitenin Google felsefesi altında özellikle bizim gibi ana dili İngilizce dışında bir dil olan veya Amerika dışında yaşayan İnternet kullanıcıları için çok daha güzel bir yer haline geleceğini düşünüyorum.

Bu arada Google aramalarında Digg tarzı bir yaklaşım olacağı söylentilerine de inanmıyorum.


Güncelleme: Satın alma gerçekleşirse daha ayrıntılı bir yazı yazmayı da düşünüyorum ama malesef görüşmelerin kesildiğini öğrendik. Yani Google Digg'i almadı.

İsveçli çocukların derdi ebeveynleri

Teknoloji haberleri okurken karşıma çıkan bir habere göre, İsveçli çocuklar ailelerinin İnternet'teki aktivitelerinden endişe duyuyormuş. İlk başta gerçek bir dumur haberi gibi gelse de, teknolojide ve refah seviyesinde belli limitleri çoktan aşan, nüfusunun %80'i İnternet kullanıcısı olup milli geliri de kişi başına 35.000 dolar olan ülkeden bu tip şımarıklık haberleri gelmesi normal aslında.

Son günlerde en çok okunan yazılar

 

bu ne be? Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger